Temel içgüdümüz hayatta kalmak değil de eğlenmek olabilir. Tekrar düşünmek için işte size fırsat: DISKO-19”

 

İnsanın diyonizyak tarafının asla vazgeçemeyeceği bir şey varsa o da eğlenmek. Yazar, sosyolog Gündüz Vassaf insanlık tarihinin en eski bilgisini bir daha düşünmeyi teklif ediyor son röportajında. “İnsanın temel içgüdüsü hayatta kalmaktır.” Bu fikrin tamamen geçersiz olduğu bir evreden geçtiğimizi öne sürüyor. Hayatta kalma, beslenme, barınma sıralaması çökmüş görüyor.  Çünkü tehlike ortada ama yokmuş gibi davranıyoruz. O zaman neden diye sormak lazım. Canımızı korumamızı engelleyen, saptıran ne var? Saptıranlardan biri eğlence. Gündüz Bey’e İstanbul’un farklı semtlerindeki restoranlara, eğlence mekanlarına, ev partilerine göz atmasını teklif ediyoruz.

 

Bu serginin açılma fikrinin düşünsel ve artistik arka planına dair pek çok açıklama okuyacaksınız. Ama önce kısa bir geriye dönüş ile insan türünün pandemi sürecindeki eğlenme pratiklerine dair birkaç örnek: Amerika’da akademik yarıyıl için verilen tatilde CNN kameraları Miami Beach’te. Mikrofona konuşan öğrenciler “eğlenmek bizim hakkımız, who cares!” diyor. Eylül ayının ilk haftası Moskova'da konser veren Lalalar’ın grup üyesi Barlas: “Korona yok gibi, herkes üst üste.”

Amerika, Rusya böyle. Çeşme, Bodrum, Cihangir nasıl? Farkı yok.

Hayatta kalma güdümüz, eğlenme güdümüzün gerisinde kalıyor.

O zaman DANS!

 

DISKO-19 sergisi pandemi döneminde evinden çıkamayan I ME CE’nin iki sanat direktörünün başının altında çıktı. Sonsuz bir dijital kanvasta sanatçılar buluşsa beraber iş üretseler... Ürettiler.

 

İşin artistik arka planında alınan kararlardan biri minyatür estetiği kullanılması. Pera Müzesi’nde gerçekleşen “Güncel Sanatta Minyatür” sergisiyle komşu olmak tamamen tesadüf ama zamanlaması manidar. Ortaya çıkan bu eser Rönesans’ın karnavalesk ustası Brugel’in de yapıtları anımsatması da cabası. Elbette kendisinin “Triumph of Death (1562) Ölümün Zaferi” isimli resim tarihinin salgın ile ilgili en önemli eseri olması da tamamen tesadüf.

 

Tesadüf olmayan bir şey varsa serginin ismi ve katılan sanatçılar. DISKO-19, I ME CE ve sanatçılar Elçin Arpaçay, Merve Heper ve Emine Sandal tarafından öngörülen subjektif bir normalleşme tasarısı. Ancak bu tasarı çok fiktif değil. Belki işimize yarar. Uzmanlar pandemilerin artacağı görüşünde. Buradaki detaylara iyi bakın, notlarınızı alın. Tekrar eve kapanırsanız nasıl eğleneceğinize dair ilham verici unsurlar bulacaksınız.

 

Eğlence, gece hayatı, özlenen festivaller ve en nihayetinde “disko” sahnesi, karantinanın her yönden kısıtlayıcı etkisiyle baş etmek üzere gelecek günleri bir mizansen çerçevesinde hayal edebilmek adına kurgulanmış, sanat izleyicisinin faydasına sunulmuştur. Dünya savaşları, büyük felaketler, salgınlar gibi yıkıcı etkiler bırakan ve türün çaresizliğini gösteren olaylardan sonra eğlenme konusunda büyük iştah duyan insanlık bugün de aynı durumu yaşıyor.

 

Temel içgüdümüz hayatta kalmak değil de eğlenmek olabilir. Tekrar düşünmek için işte size fırsat: DISKO-19

 

İyi eğlenceler.

Dündar Hızal

©2020